“I Left My Name in This City”
Ramazan Dicle, Copenhagen, February 23, 2026
Valizimde yarım bir memleket,
cebimde çatlak bir harita vardı.
Kapına sessizce geldim şehir,
adımı bilmeden daha.
Bağrı yanık, boynu bükük
bir adamdım sokaklarında.
Yalnızlığı soyadım sandın,
geceyi yükledin omuzlarıma.
Depremler gördüm içimde,
sen hiç sallanmadın.
Yaralarımı sararken ben
tuz göllerinde yüzdürdün beni.
Sildin sandın izimi,
görmezden geldin yüzümü,
misafir dedin, geçer dedin —
ama geçmedim.
Kaldırımlar ezberledi
ayak seslerimin ritmini.
Her rüzgârda içimden
bir türkü yürüdü.
Bağrım yanık olabilir
ama ateşim sönmedi.
Boynum bükük geldim belki
ama başım eğilmedi.
Yalnızlıkla eşleştirdiğin adım
şimdi yankı yapıyor caddelerinde.
Sokak lambaları bile bilir artık
geceyi nasıl deldiğimi.
Ben buradayım şehir.
Görmezden gelsen de varım.
Silsen de kalırım.
Misafir değilim artık
bu hikâyede ben de varım .
Gurbette kendi zaferlerimle
adımı taşına toprağına yazdım.
Sen deprem görmemiş olabilirsin,
ama ben sarsıldıkça güçlendim.
Ve şimdi bil:
Bu şehir beni tanımasa da
ben bu şehirde adım bıraktım.
Geldim yabancı,
kalıyorum iz olarak.
“I Left My Name in This City”
English Translation
I arrived with half a homeland in my suitcase,
a cracked map in my pocket.
I came to your door quietly, city,
before you even knew my name.
Burned in the chest, head bowed,
I walked your streets.
You thought loneliness was my surname,
you placed the night upon my shoulders.
I had seen earthquakes within me,
while you never shook.
As I tried to mend my wounds,
you made me swim in salt lakes.
You thought you erased my traces,
looked past my face,
called me a guest who would pass —
but I did not pass.
Your pavements memorized
the rhythm of my footsteps.
In every wind that crossed me
a folk song kept walking.
My chest may be scorched,
but my fire never died.
I may have arrived with my neck bent,
but my head never bowed.
The name you paired with loneliness
now echoes through your avenues.
Even the streetlights know
how I pierced the night.
I am here, city.
Ignore me — I remain.
Erase me — I endure.
I am no longer a guest —
this story carries my share.
With my own victories in exile
I carved my name into your stone and soil.
You may have never known an earthquake,
but I grew stronger each time I trembled.
And now know this:
Even if you do not recognize me,
I have left my name in you.
I arrived a stranger
I remain as a mark.

